top of page

Müşterek Çocuk Yurt Dışına Çıkarılırken Diğer Eşin Muvafakati Gerekli Midir?

  • Yazarın fotoğrafı: Yalın Doğan
    Yalın Doğan
  • 7 Tem
  • 5 dakikada okunur

Av. Yalın DOĞAN

§ 1

Müşterek Çocuk Yurt Dışına Çıkarılırken Diğer Eşin Muvafakati Gerekli Midir?


Aile Hukuku’nda oldukça fazla karşılaşılan bu duruma ilişkin ele aldığımız yazımızda, boşanma sonrası müşterek çocuğun yurt dışına çıkartılması süreçlerinden bahsedeceğiz. Öncelikle şu hususu belirtmek gerekir ki; bu durum ülkelerin kendi aralarında bulunan uluslararası sözleşmeler ve yabancı ülkelerin iç işleyişlerine göre de değişiklik gösterebilecek bir konudur. Bu kapsamda gidilmesi istenen yabancı ülkenin de iç hukuku ve bu konudaki kurallarının incelenmesi gerekecektir.

 

Mevcut konuyu iki başlık şeklinde incelemek gerekmektedir;


  1. Ortak Velayet Altında Bulunan Müşterek Çocuğun Yurt Dışına Çıkartılması


  2. Velayeti Tamamen Anne veya Babaya Bırakılmış Müşterek Çocuğun Yurt Dışına Çıkartılması

 

§ 2

Ortak Velayet Altında Bulunan Müşterek Çocuğun Yurt Dışına Çıkartılması


Boşanma davası neticesinde ortak velayet altında bulunan müşterek çocuğun yurt dışına çıkartılabilmesi için Noter’den diğer eşin muvafakat vermesi gerekmektedir. Aksi durumda müşterek çocuğun muvafakat olmaksızın yurt dışına çıkartılabilmesi mümkün değildir. Nitekim ortak velayet halinde müşterek çocuk hakkında alınacak kararların eşler tarafından ortak alınması gereklidir. Bu muvafakatnamenin geçerli olabilmesi için 18 yaşından küçük bireyin tüm yasal veli/vasileri tarafından imzalanmış olması gerekmektedir. Tüm noterlerde muvafakatname örneği bulunmaktadır.  Gideceğiniz ülkenin vize başvuru kuralına göre eklemeler yapılması gerekmektedir.

 

§ 3

Velayeti Tamamen Anne veya Babaya Bırakılmış Müşterek Çocuğun Yurt Dışına Çıkartılması


**Konunun detaylarına girmeden önce, ilgili başlık öncelikle Türk Hukuku ve Yargıtay kararları doğrultusunda incelenecektir.


Önemle belirtmemiz gerekir ki; velayet hakkı kendisinde bulunan eşin, velayet hakkını kullanmasının doğal sonucu olarak ortak çocuğu yurt dışına çıkartması boşandığı eşin muvafakatine bağlı değildir. Bir başka ifade ile Velâyeti annede olan çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlı kılınmasının ve babanın muvafakat vermemesinin, annenin ve çocukların seyahat özgürlüğünün kısıtlanması ve annenin velâyet hakkını kullanamaması neticesini doğuracağından ötürü muvafakat aranmayacaktır. {Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/11374 E. 2015/12897 K. , Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/5404 E. 2025/9980 K.}


  • MÜŞTERK ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI


Müşterek çocuğa ilişkin verilen kararlarda esas olan eşlerin menfaat ve taleplerinden ziyade müşterek çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yararı ise; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve böyle bir gelişmenin gerçekleştirilmesi için, çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun bu konulardaki üstün yararını belirlerken; çocuk yetişkin biri olmuş olsaydı, kendisini ilgilendiren bir olayda, kendi yararı için ne gibi bir karar verebilecekti ise, çocuk için karar verme makamındaki kişinin de, aynı yönde karar vermesi; yani çocuğun farazi düşüncesi esas alınacaktır.


Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür.


4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsar. Velayet, aynı zamanda ana babanın velayeti altındaki çocukların kişiliklerine ve mallarına ilişkin hakları, ödevleri, yetkileri ve yükümlülükleri de içerir. Ana ve babanın çocukların kişiliklerine ilişkin hak ve ödevleri; özellikle çocuklara bakmak, onları görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, yetiştirilmelerini ve eğitimlerini gerçekleştirmektir. Bu bağlamda sağlayacağı eğitim ile istenilen ölçüde dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, iyi ahlak sahibi, çalışkan ve bilgili bir insan olarak yetiştirmek hak ve yükümlülüğü bulunmaktadır.


Velayet, kamu düzenine ilişkin olup bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade çocuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunlu olup, yargılama sırasında meydana gelen gelişmelerin bile göz önünde tutulması gerekir. Buna göre velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almak olduğundan, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini engelleyen ve süreklilik arz edeceği anlaşılan her olay, tehlikenin büyüklüğü, doğuracağı onarılması güç sonuçlar değerlendirilerek sonuca varılmalı; velayetin belirlenmesi ve düzenlenmesinde öncelikle çocuğun yararı göz önünde tutulmalıdır.


  • Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/694 E. 2023/2329 K. sayılı ilamında bu hususa ilişkin şu yönde bir karar vermiştir; “eldeki davada esas alınması gereken çocukların bedensel, fikri, ruhsal, eğitsel, kültürel gelişimine yönelik yararın da gözetilmesi gerektiği, anne/baba yararı ile çocuk yararı çatışırsa, çocuğun yararına üstünlük tanınacağı, bu açıklamalar ışığında, hakimin taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünden kaçınamayacağına ilişkin ilke ve esaslar da nazara alınarak, İlk Derece Mahkemesince, velâyet hakkının doğal sonucu olarak annenin bu hakkı kullanabileceği belirtilerek davanın reddine ilişkin verilen kararın isabetli görülmediği, esas alınması gereken küçüklerin ... yararları, annenin velâyet hakkı ile Anayasal güvence altına alınan seyahat özgürlüğü gereği davacının istinaf talebi ve gösterilen istinaf nedenleri yerinde görülerek talebin kabulü ile karar tümden kaldırılarak davanın kabulü ile velâyeti anneye ait bulunan tarafların ortak çocuklarının yurt dışına çıkışlarında davalı babanın muvafakatının aranmamasına, velâyet hakkı sahibi annenin bu yetkiye haiz olduğunun tespitine karar verilmiştir.”


İlgili açıklamalarımız doğrultusunda özetle Türk Hukuku ve Yargıtay kararları doğrultusunda “Çocuğun Üstün Yararı” gözetilerek velayet hakkı tamamen anne veya babaya bırakılmış ise bu durumda diğer eşin muvafakatinin aranmayacağı düzenlenmiştir. Ancak önemle belirtmemiz gerekir ki; bu durum yalnızca Türk Hukuk sistemi açısından geçerlidir.

 

§ 3.1.

Yabancı Ülke Mevzuatları Uyarınca Velayeti Tamamen Anne Veya Babaya Bırakılmış Olsa Dahi Diğer Eşin Muvafakati Aranır mı?

 

3. başlık altında bahsedildiği üzere Türk Hukuku kapsamında velayet hakkının tamamına sahip olan eş, diğer eşin muvafakati gerekmeksizin velayet hakkı kapsamında müşterek çocuğu yurt dışına çıkartabilecektir. Ancak her ülkenin çocukların yurt dışına çıkartılmasına ilişkin farklı mevzuat düzenlemeleri ve uygulamaları bulunmaktadır. Bu kapsamda her ne kadar velayet hakkının tamamı tarafınıza ait olsa dahi, gideceğiniz ülke boşandığınız eşin yazılı muvafakatini talep edebilecektir. Bu kapsamda gitmek istediğiniz ülkenin mevzuatının incelenmesi ve gerekli belgelerin toplanması önem arz etmektedir.


  • Hangi Ülkeler Muvafatname Aramaktadır?


Burada önem arz eden husus hangi ülkeye gitmek istediğinizdir. Zira bazı ülkeler Türk Hukuk sistemi ile paralel şekilde muvafakat aramasa dahi bazı yabancı ülkeler diğer eşin yazılı muvafakatini ve hatta ek olarak başka belgeler dahi talep etmektedirler. Örneğin İngiltere, Avusturalya gibi ülkeler ve Güney Afrika Ülkeleri diğer eşin de yazılı muvafakatini aramaktadır. Oysa buna karşılık Amerika, Almanya, Kanada vb. ülkeler diğer eşin yazılı muvafakatini aramamaktadır.


Ancak vize başvurusu yapılmadan önce (vize gerekli olan ülkeler açısından) gidilmek istenen ülkenin Konsolosluğu ile irtibat kurulmasını veya resmi web siteleri üzerinden araştırma yapılmasını öneririz.

 

  • Bazı Ülkelerin Muvafakat Aramasının Altındaki Neden Nedir?


Velayet hakkı münhasıran kendisine bırakılmış olan ebeveynin müşterek çocuğu yurt dışına çıkarmak istemesi hâlinde dahi, bazı ülkelerde diğer ebeveynin muvafakatinin aranmasının temel amacı; uluslararası çocuk kaçırma vakalarının önlenmesi ve çocuğun üstün yararının korunmasıdır.


Özellikle “Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi”ne taraf devletler bakımından önem arz eden bu uygulama, ülkelerin uluslararası çocuk kaçırma riskine ve ebeveyn haklarının korunmasına ilişkin hukuki yaklaşımlarına bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir.


  • Diğer Eş Tarafından Muvafakat Verilmemesi Halinde Başvurulması Gereken Hukuki Yollar


Boşanma sonrası müşterek çocuğun velayeti tamamen anne veya babaya bırakılmış ve diğer eş tarafından “haklı bir sebep olmaksızın” yazılı muvafakatname vermekten imtina ediliyor ise bu durumda velayet hakkına sahip eşin, Aile Mahkemesi nezdinde dava açarak muvafakatnamenin aranmamasına yönelik tespit kararı verilmesini talep etmesi gerekmektedir. Ancak bu dava açılırken dikkat edilmesi gereken husus “Hukuki Yarar”dır. Hukuki yararın bulunmaması halinde ise dava reddedilecektir.


Özellikle müşterek çocuğun dil eğitimi için yurt dışına gitmesinin gerekli olduğu hallerde müşterek çocuğun üstün yararı gözetilerek diğer eşin muvafakatinin aranmamasına yönelik tespit kararı verilmektedir.


Yargıtay tarafından velayet hakkı bulunan eşin doktora eğitimi amacıyla yurt dışına müşterek çocuk ile gitmesi gerektiği ve diğer eşin bu hususa onay vermemesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğuna karar verilmiştir. {Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/1718 E. 2023/1736 K.}

 

§ 4

Müşterek Çocuğun Yurt Dışına Çıkartılması Durumunda Kişisel İlişki

 

Önemle belirtmemiz gerekir ki; boşanma sonrası Mahkeme tarafından velayet hakkı kendisine verilmemiş olan eş ile müşterek çocuk arasında kişisel ilişki kurulmuş ise velayet hakkı sahibi eşin bu kişisel ilişkiyi ihlal etmeyecek şekilde davranması gerekmektedir. Kişisel ilişkinin ihlal edilmesi durumunda ve şartların varlığı halinde ise velayetin değiştirilmesi davası açılabilecektir. Bu bakımdan Mahkeme tarafından kurulmuş çocukla kişisel ilişkiye dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

 

 

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
KİRA TESPİT DAVASI

Av. Yalın DOĞAN § 1 KİRA TESPİT DAVASI Kira ilişkilerinde kiracıların en önemli ve temel yükümlülüğü kira bedeli ve yan giderleri ödeme yükümlülüğüdür. Kira bedeli, kiracı ve kiraya veren arasında ser

 
 
 
KAMULAŞTIRMA

KAMULAŞTIRMA Kamulaştırma Şartları; Kamulaştırma sadece “yetkili idare” tarafından yapılır. Kamulaştırmayı zorunlu kılan bir “kamu yararı” bulunmalıdır. Kamulaştırmanın konusu “özel mülkiyete konu ola

 
 
 

Yorumlar


© 2025 YLN HUKUK

  • X
  • LinkedIn
  • Instagram
bottom of page